Dışişleri Bakanı Jilani, İsrail ile ilişkilerin ulusun ve Filistinlilerin çıkarlarına bağlı bulunduğunu ileri sürdü

Dışişleri Bakanı Jilani, İsrail ile ilişkilerin ulusun ve Filistinlilerin çıkarlarına bağlı bulunduğunu ileri sürdü

Bekçi Dışişleri Bakanı Celil Abbas Jilani Cumartesi günü yapmış olduğu açıklamada, Pakistan’ın İsrail ile ilişki kurma kararının, kendi ulusal çıkarları ve Filistinlilerin çıkarları dikkate alınarak verileceğini ileri sürdü.

Bakanın açıklaması, İsrail Dışişleri Bakanı Eli Cohen’in, ülkesinin Müslüman dünyasıyla ilişkilerinin, bilhassa de Suudi Arabistan’la meydana getirilen sulh anlaşmasının arkasından, düzgüsel olduğu yönünde iddialarda bulunmasının arkasından geldi. Kan Haberleriİsrailli bir medya kuruluşu.

Cohen, Riyad’ın Abraham Anlaşmaları kapsamında Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn, Fas ve Sudan’a katılmasının arkasından “altı yada yedi” İslam ülkesinin Tel Aviv ile normalleşme anlaşması imzalamasının beklendiğini söylemiş oldu.

İsrailli bakan ek olarak hemen hemen İsrail’i tanımayan birçok Müslüman ülkenin liderleriyle de görüştüğünü söylemiş oldu.

İsrail Dışişleri Bakanı’nın iddiasına cevap veren Celil, Cohen’in son zamanlarda hiçbir Pakistanlı yetkiliyle görüşmediğini deklare etti.

2005 senesinde, eski cumhurbaşkanı General Pervez Müşerref’in vazife süresi esnasında, Pakistan’ın o zamanki dışişleri bakanı Hurşit Mahmud Kasuri, o zamanki mevkidaşı Silvan Şalom ile Türkiye, İstanbul’da bir araya geldi.

Bu, halka açık olarak meydana gelen ilk toplantıydı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın çabalarının bir sonucuydu. Sadece o tarihten bu yana medyada dışişleri bakanları yada daha üst düzeylerde bu şekilde bir toplantıya yer verilmedi.

Üst düzey bir Pakistanlı dış ilişkiler uzmanı, isminin gizli saklı kalması kaydıyla, Pakistan’ın yakın gelecekte bu mevzuda bir karar vermek zorunda kalmayacağını umuyordu.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu bu hafta 78. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapmış olduğu konuşmada, Suudi Arabistan’la barışın Müslüman dünyası ile Yahudiler içinde sulh anlamına geldiğini söylemiş oldu.

Netanyahu ek olarak İsrail’in, Batı Şeria, Gazze ve Golan Tepeleri’ni İsrail’in bir parçası olarak gösteren haritaları elinde tutarken, Suudi Arabistan ile ilişkileri normalleştirmenin “zirvesinde” bulunduğunu da iddia etti.

Erdoğan’ın bu açıklaması, BAE, Bahreyn, Fas ve Sudan’dan sonrasında hangi Müslüman ülkelerin İsrail’le ilişki kuracağı mevzusunda yeni bir tartışmayı alevlendirdi.

Cohen’in, aralarında Suudi Arabistan’ın da bulunmuş olduğu altı ya da yedi Müslüman ülkenin yakında İsrail’i tanıyacağını iddia ettiğini de belirtelim. Sadece internasyonal ilişkiler uzmanları, Libya’daki durum sebebiyle bu yedi ülkenin isimlerinden bahsetmediğine inanıyor.

Libya ile mühim bir diplomatik problem, bir aydan kısa bir süre ilkin Cohen’in fitilini ateşledi; Cohen’in ofisi, devrin eski Libya dışişleri bakanı Najla Mangoush’un kendisiyle Roma’da görüştüğünü deklare etti.

Şimal Afrika’da da yaygın protestolara yol açan bulgu sonucunda Mangoush kovuldu ve Londra’ya firar etti. Hatasının arkasından ABD’li yetkililer Cohen’i Libya ile yazışma kanalını “öldürmüş olduğu” için azarladı. Beşik bildirdi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir