Bilim fena bir ayrılığın üstesinden gelmenize hakikaten destek olabilir mi?
Bir ayrılıktan sonrasında yola devam etmenin zor bulunduğunu çoğumuz biliyoruz, oysa meşhur şairler mevzu kalp ve sevgi söz mevzusu olduğunda bilimin faydasız bulunduğunu söylerken, eğer devam etmek için öteki tüm seçenekleri tükettiyseniz niçin vermeyesiniz? bir atış mı?
Kalp kırıklığının bu şekilde adlandırılmasının bir sebebi var: iyileşmek vakit alır. İngiliz gazetesi “Daily Mail”e bakılırsa, birçok emek harcama duygusal bir ilişkiyi sonlandırmanın bağışıklık sisteminin bozulmasına, uykusuzluğa, umutsuzluğa ve davetsiz düşüncelere niçin olabileceğini kanıtladı. Bugün Hindistan.
Journal of Experimental Psychology: General dergisinde gösterilen bir çalışmada araştırmacılar, uzun soluklu ilişkiler sebebiyle mahvolmuş, yaşları 20 ile 37 içinde değişen 24 kişiyi inceledi. Katılımcılar üç gruba ayrıldı ve bilişsel teknikleri kullanarak ayrılığın üstesinden gelmelerine destek olacak görevler verildi. Mesela, her ekip üyesi şunlardı:
1. Eski partnerlerine negatif bakmaları istenir.
2. Sevgiyi tekrardan değerlendirmek ve ayrılıklarla yüzleşmek için onaylama egzersizleri yapın. Katılımcılara “Artık beraber olmadığım birini sevmemde problem yok” benzer biçimde sorular soruldu. Sevgi duygularını onlarla savaşmak yerine tamamen düzgüsel olarak kabul etmeleri söylenir.
3. Dikkat dağıtma egzersizleri yapın.
Uzmanlara bakılırsa, eğer bilimsel olarak ele alınırsa, ayrılıklar vakalara değişik bakmamıza ve hatta duygusal durumumuzu iyileştirmemize destek olabilir.
Sir HN Reliance Vakfı danışman psikiyatristi Dr. Ashutosh Shah, “Evet, ayrılığın üstesinden gelmenin bilimsel bir yolu var” diyor.
Ona bakılırsa “ayrılığın tam olarak ne işe yaradığını idrak etmek” ilk aşama olacaktır. Ayrılığın fizyolojik ya da ruhsal bir hastalık olmadığını vurguluyor. Beyin de dahil olmak suretiyle vücuttaki birçok fizyolojik sistem bu hususi vaka tarafınca uyarılır.
Ek olarak ayrılığın bizi iyi mi etkileyeceği üstünde algının etkili bulunduğunu, dünya görüşümüzün genlerimiz ve geçmiş deneyimlerimiz tarafınca şekillendiğini söylüyor. Ona bakılırsa olayın kabul edilmesi bir sonraki aşamadır. Depresyona girerek, kaygı duyarak yada yakınma ederek bir yere varamazsınız.
Onu benimsedikten sonrasında, devam etmekte özgürsünüz.

