Barcelona’nın teknik direktörü Xavi, Villarreal’in yenilgisinin peşinden takımdan ayrıldığını deklare etti.
Barselona’nın ikonik teknik direktörü Xavi Hernandez, Villarreal’e 5-3’lük kargaşa ve bunalımlı bir yenilginin peşinden sürem sonunda çekilme etme kararını deklare etti.
Yenilgi yalnız Barselona’nın La Liga şampiyonluk savunmasına ağır bir darbe vurmakla kalmadı, bununla birlikte saygı duyulan koçunun yaklaşan ayrılışıyla kulübün yakın tarihinde fazlaca mühim bir an oldu.
Villarreal’e karşı oynanan maç, Gerard Moreno ve Ilias Akhomach’ın vuruşları yardımıyla Barcelona’nın erkenden iki gol geride kalmasıyla bir inişli çıkışlı maça dönüştü. İlkay Gündoğan ve Pedri’nin golleriyle başlamış olan yürekli geri dönüşe karşın savunmadaki hatalar Villarreal’in kontrolü bir kez daha ele geçirmesine olanak sağlamış oldu.
Maç sonrası basın toplantısında Xavi, kararını şu şekilde deklare etti: “30 Haziran’dan itibaren Barça teknik direktörü olarak görevime devam etmeyeceğim. Bir Barça taraftarı olarak kulübün dinamik bir değişime ihtiyacı olduğuna inanıyorum.”
Duyuru futbol dünyasında şok dalgaları yarattı ve hem taraftarları hem de uzmanları gerçek bir Barselona efsanesinin yaklaşan ayrılışıyla mücadele etmeye bıraktı.
Xavi, hem yandaş hem de kulüp figürü olarak rolünü kabul ederek ikili bir bakış açısını dile getirdi. Takımın gidişatında bir değişim yapılmasının gerekliliğini altını çizdi ve kenara çekilmenin Barselona’nın yolculuğunda yeni bir sayfa açacağına inandığını açıkladı.
Yenilginin yarattığı hayal kırıklığına karşın Xavi, pozitif bir netice elde etmek umuduyla sezonun geri kalan aylarında elinden gelenin en iyisini yapacağına yemin etti.
Maç, Barselona ve Villarreal’in zıt kaderlerini gözler önüne serdi; Villarreal, beş maçta ilk galibiyetini aldı ve Villarreal’in koçu Marcelino, Barselona’ya karşı 21 karşılaşmada ilk zaferini elde etti.
Maç sonrası görüntüler Barselona’daki karışıklığın simgesiydi; Xavi, VAR tarafınca incelenen ve sonunda iptal edilen penaltıdan duyduğu hoşnutsuzluğu tutkulu bir halde ifade ediyordu.
Barselona’nın yenilgisi yalnız müdafa zayıflıklarını vurgulamakla kalmadı, bununla birlikte kulüp içinde mühim değişikliklere olan ihtiyacın da altını çizdi.

